e-ISSN: 1309-3983

Yıl: 2016 Cilt: 8 Sayı: 1 Sayfa: 51-64

doi: 10.15659/hartek.16.04.298

MAKALE

KENTSEL DİRENÇLİLİĞİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ İLE ANALİZİ: DEPREM VE İZMİT KENTİ

DENİZ GERÇEK, İsmail Talih Güven

Dirençlilik kavramı, kentsel gelişim ve kentlerin sürdürülebilirliği ile ilgili çalışmalarda giderek daha fazla yer edinmeye başlamıştır. Doğal veya insan eliyle gerçekleşen afetlerin dünya üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Ancak, kendi içinde bağıntılı ve karmaşık bir yapıya sahip olan kentler, tüm afetlere karşı çok daha fazla kırılganlık gösterir. Kentlere has karmaşık mekanizmalardan ötürü, özellikle büyük kentlerde, afetlerle ilişkili riskler çok büyüktür ve tam olarak kestirilemez. Bu durum, afet öncesi zarar azaltma önlemleri ile ilişkili olarak kentsel alanların planlanmasında dirençliliğin irdelenmesi konusuna hayati önem kazandırmıştır. Bu nedenle, kentler için dirençlilik kapsamında ele alınan ölçütlerin, kentin dirençliliğini değerlendirmede ve kentsel dirençliliği artırmada nasıl kullanılabileceği konusu oldukça önemlidir.

Bu çalışmada, kentsel dirençlilik kavramı hakkında temel bilgiler verilmekte, afetlerin en yıkıcısı olarak bilinen deprem ve İzmit kenti örneği üzerinden kentlerin afete dirençliliğinin değerlendirilmesinde yöntemsel bir çerçeve sunulmaktadır. İzmit kenti 17 Ağustos 1999’da yıkıcı bir depremle karşı karşıya kalmış ve büyük kayıplar vermiştir. Hala olası bir deprem tehdidi altında olan kentin depreme dirençliliği afet öncesi ele alınması gereken kritik bir konudur. Bu kapsamda, kentsel dirençliliğin fiziksel bileşenlerini oluşturan kentsel donatılar; emniyetli açık alanlar, stratejik binalar, hayati altyapı ve erişim sistemi ve bunların kentsel alanlara hizmet edebilme kapasitesi, erişebilirlik çerçevesinde ağ analizinden yararlanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile analiz edilmiştir. Kentsel dirençliliğin fiziksel bileşenlerine ilişkin bu verilere göre erişimi kısıtlı olan bölgeler, dirençlilik açısından zayıf kentsel alanlar olarak tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, İzmit kenti örneğinde, kent plancılara ve karar vericilere, dirençlilik açısından geliştirilmesi gereken bölgeler konusunda yol gösterici ve tamamlayıcı bilgiler sunulmuştur. Kentte dirençliliği zayıf olarak tespit edilen alanlarda yaşayan nüfusun olası bir deprem karşısında daha fazla kırılganlık göstereceği öngörülmektedir. Deprem öncesi alınacak önlemler ile dirençlilik bileşenlerine ait birimlerin ve/veya erişim olanaklarının artırılması yoluyla bu bölgelerin geliştirilmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler (Keywords): Dirençlilik, Deprem, Kent planlama, CBS, Kırılganlık

ANALYSIS OF URBAN RESILIENCE THROUGH GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEMS: EARTHQUAKE AND IZMİT CITY

The concept of resilience has progressively gained more ground in the urban sustainability studies. Natural or man-made disasters have destructive influences over our world. However, cities as interconnected and complex systems are exceptionally prone to all types of disasters. Especially in big cities, the risks associated with disasters are extreme and unpredictable due to inherent complexities of cities. This requires taking hazard mitigation measures prior to disaster events and in relation, makes consideration of resilience in the planning of urban areas of vital significance. Therefore, it is of crucial importance to identify principles and criteria related with resilience and to utilize them for assessing the resilience of urban environments and building up resilient cities.

This study involves a brief literature on resilient cities and with the example of İzmit city, it introduces a methodological framework of how to assess the resilience of cities facing earthquake hazard that is known as the most destructive of all hazard events. İzmit has experienced a very destructive earthquake in August 17, 1999 and is still in the cource of the threat of a potential earthquake. In this respect, physical components that constitute a resilient city; safe and open spaces, strategic buildings, vital infrastructure and accessibility system were obtained and the capacity of these facilities to serve the urban land is evaluated using network analysis within Geographic Information System (GIS) environment. Regions where accessibility to the physical components of resilience are limited are obtained as the areas with poor resilience. As the outcome of the study, a guiding and comprehensive picture of the resilience of the city is provided to the urban planners and decision makers. People living in the areas that are found to have poor resilience are regarded as more vulnerable. Those areas are suggested to be developed through pre-disaster measures such as proposing new resilience components and/or increasing the accessibility of those areas for gaining more resilience.

Anahtar Kelimeler (Keywords): Resilience, Earthquake, Urban Planning, GIS, Vulnerability

Tam Metin 335